İlk Halka Arz Başvurusu İncelemelerine İlişkin Değişiklikler

03 September 2026
Kerem Turunç
7890

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (“Kurul”) 27 Ağustos 2026 tarihli bülteninde yayımladığı ilke kararı uyarınca paylarının ilk halka arzı için Kurul’a başvuru yapan şirketlerin başvurularının değerlendirilmesi bakımından uygulanacak bazı öncelik kriterleri belirlenmiştir.

Bu karardan önce ilk halka arz başvuruları, Kurul’a sunulduğu tarih esas alınarak oluşturulan ve Kurul’un internet sitesinde kamuya duyurulan sıra üzerinden incelenmekteydi. Belirli özellikleri taşıyan şirketlerin bu sıradan bağımsız olarak önceliklendirilmesine imkân veren yazılı bir çerçeve ise bulunmuyordu.

İlke kararı uyarınca, paylarının ilk halka arzı için başvuruda bir şirket aşağıda sayılan üç şarttan herhangi birini karşılıyorsa, başvurusu ilan edilen sıra beklenmeksizin öncelikli olarak karara bağlanabilecektir:

– Şirket merkezi ile hasılatının yarısından fazlasını yarattığı fabrika, üretim tesisi veya hizmet ofislerinin son beş yıldır kesintisiz biçimde aynı ilde bulunması ve şirketin o ilden borsaya açılan ilk şirket olacak olması;

– Şirketin yönetim kontrolünün doğrudan veya dolaylı olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş. ya da diğer kamu kuruluşlarının elinde bulunması; veya

– Halka arza konu payların piyasa değerinin 15 milyar TL’nin üzerinde olması ve arzın en az yarısının yurt dışı yatırımcılara tahsis edilmesi kaydıyla, işlemin yalnızca 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve alt düzenlemelerine değil, uluslararası piyasalarda yerleşik standartlara da uygun yürütüldüğünü gösteren yabancı dildeki taslak ihraç dokümanlarının Kurul’a sunulması.

Öncelik tanınması, izahnamenin onaylanması için aranan esaslara ilişkin koşullarda bir esneklik getirmemekte olup sadece başvurunun incelenme sırasıyla sınırlıdır. Bu çerçevede düzenlemenin en temel pratik sonucu, kamu kontrolündeki şirketler ile yabancı yatırımcıya yönelik büyük ölçekli arzların takviminin kısalması olacaktır.

________________

Yukarıda anılan hususlar, ilgili konuların genel bir değerlendirmesidir ve hukuki mütalaa niteliğinde değildir. Her durum ayrıca incelenerek, kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilmeli, hukuki yapı buna göre tertip edilmelidir.